Yaşamak mümkünatsızı
öğretmese de büyürdük
Bir akşam üstü tencerede yemek
kaynarken
Babamız işten eve dönmediğinde
büyürdük
Nereden geldiğini sormadan
meraksız
Kabul etmeye başladığımızda
günleri
Bir çığlık buz keserken içimizde
büyürdük.
Uvuçlarımızla şeyler arasına
biriken nasırlara bakıp gülmekle
ağlamak arasında kararsız
Ufacık taşlarla koca koca elmalanı
düşürmeye
Yeltenirken arsız arsız ellerimiz
bos buyurduk
mermerden bir dikit hatırlatırken
arifeleri, aklımızda sarmaşık
tutmuş isimleri, geride kalan
Olmanın burukluğuyla bakar dünyaya büyürdük.
Artık haber etmeden geçmeye başladığında güneş üzerimizden.
Nefes nefese kalır günbatımlarına
Tutmak için uzatır elimizi
Denizde güneşin kuyruğuna büyürdük.
Büyüyünce dost soframız
Zor oldukça bir uçtan öbürüne ses iletmek
Sitemli bakışların ikliminde üşür büyürdük.
Çarşafın altında kaybedince uykuyu
Gece kuşlarının sohbetinde demlenir.
Rüya alemlerinin hasretinde büyürdük.
Alışkanlığa dönüşmüş her mutluluğun
Eksikliğinde yitiriken
Topraktan fışkıran bir bahar olduğumuz zamandan yadigar çevikliğimizi
Bir ip üzerinde ki cambazın hassasiyetinde
Bir ömrü dengede tutar büyürdük.
©opapa
O