Yine içime yumruk yumruk oturdu YAR o gözlerin, kör bir akşam saatinde
Göğsümün işte tam, işte tam, orta yerine.
Sen hiç uzattığın ellerindeki davet çığlıklarını göremeyen birini sevdin mi?
Görmezden gelirken ona bakan hasret dolu gözbebeklerini,
Sıradan sohbetler eşliğinde, saatinin dolmasını bekleyen mahpus gibi,
Kaçışını izledin mi, o saçının telinin kokusuyla avunduğun adamın?
Ya zamana sığdırmak istedi mi sevgini?
Yarınımızın bile meçhul olduğu bir yolda, hep yarınlara ertelendin mi sen hiç?
Sınırlar çizdi mi sonsuz sevdana, çevresini ayrılık mayınlarıyla ördüğü?
Ya da gün koydu mu, görüş günü mesela. özgürlüğe ne kadar hasret kaldığını bildiği halde.
Setler ördü mü dört bir yanına, KURAL adı altında,
sende coşan uçsuz bucaksız sulara inat?
İçin hasretten yanarken gözyaşlarını gizledin mi sen, biter sancısıyla?
Korkularının ardında gizlenmiş bir kahramandı belki de aşk meydanında..
Sana hiç GEL diyemedi, ömrünü gözünü kırpmadan feda edebileceğin adamın o güzel dilleri,
Derler ya herkesin sevdası yüreği kadardı
Kimbilir ..
Sevdayı, bir kapı tokmağının sesi kadar kısa yaşayan bir neslin, teninin terinde görüyorduk belki de.. Aşkı..
Kısırlaşmış sevdalarla, köhneleştirilmiş yürekleri taşımaya mahkum edilmiş bir kaderin evlatlarıydık... kimbilirdi ki..
..Ama..
Gözlerini izlerken bedenimi titreten o müthiş zelzeleden,
sesini her işittiğimde dimağımda yer etsin diye bildiğim tüm doğruları sildiğimden haberi olsaydı..
Severdi belki de,o da yanlızca beni.. Yüreğini tüm sevdalara kapatarak..
O zaman belki de benliğini bir bana, sadece bana mesken ederdi..
Ama.. Yine bu akşam..
Ne o GEL diyebildi.
Ne de ben GİTTİM..
Keşke, keşke, keşke bilseydi..
Onu ne kadar sınırsız sevdiğimi..
ÇAĞIRSAYDI GELMEZ MİYDİM?
©asudeyim
A