I

Canhıraş Çığlığım

Gün doğuşunda beliren odamın hayaletisin.
Baş ucu kitabımın en gizemli karakterisin.
Dilimde senin adınla uyandım yatağımdan.
Hissettim sanki, sıcacık öptün yanağımdan.
Yokluğuna alıştım sanıyordum.
Varlığın geçti kapı eşiğinden.
Yeni uyanmadım mı ben ?
Bu rüya hangi geceden?
Aklım bana oyun oynuyor sanki.
Bu gelgitler miras bana gittiğin günden.
Yalnızlık senfonisi kulaklarımdaki tek melodi.
Hiç bir şeyin tadı yok, farksız dünden.
Sence nasıl hissetmeliyim ?
Hiç kirlenmiyor bardak.
Her gün sensiz bu kahvaltı, gerçeklikten uzak.
Sen orda nasılsın?
Ben soruların içinde boğuluyorum.
Bu kadar erken mi olmalıydı ölümün ?
Her an her dakika bunu sorguluyorum.
İnsan mecburen yaşar mı?
Boğazını yakar mı aldığı her nefes?
İçinde sesinin olmadığı bu ev, adeta bir kafes.
Yankılanıyor duvarlarda canhıraş çığlığım.
Senden bana kalan, yürek burkan yalnızlığım.
Senden sonra evim oldu mezarın.
Yine paylaştık dört duvar bir mabedi.
En sevdiğin çiçekleri ektim toprağına.
Canım dediğin adam artık münzevi.
Ben her gün sana olan hasretimi suluyorum.
Çünkü biliyorum, bir yerlerden izliyorsun beni.
©ikrar