Sahi kaç yıl oldu ceviz ağacı gölgene sığınmayalı ?
Ne çok yaşlanmışsın öyle.
Çocukken dallarında salıncak kurduğumuz ağaç sen değilsin sanki.
Hala kocamansın ama yorgun gibisin.
Sende mi vazgeçtin kirli dünyaya tutunmaktan?
Şimdi seninle bundan on yıl öncesine gidebilsek.
Ben yine dallarin da salıncak kurup sallansam, saklandıkça saçlarım rüzgarınla yüzümü okşasa.
Ayak uclarımı yere değdirince daha çok güçlendiğimi hissetsem, az ilerde özgürlüğüm kucak açmışcasına.
Sonra yine aynı okulun değişmeyen zil sesi dolsa kulaklarıma.
Bir yandan merak etsem hangi çocuk hangi oyunu oynuyor, içeri girince hangi dersi işleyecekler diye?
Annem seslendiğinde bana hep o bilindik cevabı veriyim "burdayım anne" diyip devam edeyim sallanmaya.
Sıkılınca biraz ötede örtünün üzerinde ki oyuncaklarımın yanına gideyim, oturmaya çalıştıkça ufalanıp örtüyü kaydıran toprağa sinirleneyim.
Bazen de sana bakıp daha ne kadar büyüyeceğinin hayalini kurayım.
Sen hep buradaydın biliyorum, gölgene sığınamadım belki ama hep hatrımdaydın ceviz ağacı.
M