Çocuktum henüz o zamanlar O kadar çok yaması vardı ki yüreğimin elimi cebimden çıkarmaya korkar oldum
Bir yankesiciye çarpar diyerek umutlarım hayellerimi alırlar diye
Yoruldum artık öylesine
halsiz bitkinim ki güçsüz kaldım artık
Bi kenarına süzülüp
susuz kalmış serçe gibiyim ben
Aklı firar büyüdüm
hırpalanmış ve asi
yalnızlığın yoldaşlığını
bilir misiniz ben bu küçük bedenimle öğrendim herşeyi
İlk dersidir kuşku
öylesine kahpe yara
kan pıhtılaşır güle düşer
damla damla
çatı katında unutulan yamalara
yolu düşen
davetsiz suya benzer
lakin acıdır boynundaki fular gibi kırmızı kırmızı
Doğru bildiğin yollar bile doğru çıkmaz
sevsen aldanırsın yalnızlık dostun olur
ışık tutan ay ve
yoluna basamak olurken yıldızlar
çizgileri kara kalem
hecelesen de son harfine kadar yalnızlık
üzülme
seksek oynasan da geçersin
Hikayemizde heyben dünden hazır
haydi gidelim küçüğüm
camların buğusunda anarşi ilan edildi, demincek
Tanrıya küfür etmeden
fakir edebiyatı yapmadan
ve
birazda gülümseyerekk
Hikayemize yolculuk
tam orta yerine meydanlara
son kez doldur rakımızı
ölümsüzlüğe içelim küçüğüm
soframızın mezesi
sağır
dipsiz
bin bir düğüm sır
Anla beni küçüğüm
ölüm böyle çaldı kapıyı
tam on bir artı bir
şakak bölgesi ...
ve o gün
son kez sorguladı hayatı dem tutan bir ihtiyarın gözlerinde...
Ölmek gerekiyormuş dedi bazen ölmek
©masalldmr
D