Kalk ayağa çocuk!
Gidiyoruz! Kukla hayatlarımız ve kepazeliğimiz, Siz durun, alabildiğine !
yazgının girdabında.
Uyku vakti değil çocuk! koş hızlıca! Annelerimizin ellerini, kalplerini kırmadan bırakalım.
Babalarımızın, atalarımızın, gönlünü
alalım.
Çürümüş zevklerin ardına sığınma! Çarpıştığımız tozlanmış yolları, geçmişi unutma sakın!
Cevahirleşmiş kalplerimizle,
üzerine basmadığımız toprağı. Ufaltılmamış düşlerini yürüt zihnine!
Satın alınmış sevgilerin hüznünü unut Sırrın hazinesinden al
hadi harca!
Çoraklaşmış yüreklerden
Merhametin bağrına doğru saplan
Koş!!
Günahkar dudaklardan
sürgün kaldığın topraklara,
küçücük maviye doğru.
Sakın boyun eğme zamana
Durma küfret, hazzın firavunlarına!
Ölüm ekili şehirleri var insanların,
küçücük kız tohumlu yeşermemiş toprağı.
çocukları ölü gömülmüş uçaklara.
gök kuşağı zincirlenmiş bekleme!
gayri meşru çocuğu insanlığın,
Kalk kalk hadi ayaga,
koş!!! Koş o eskimiş unuttuğumuz yarınlara..
©evrenos
E