Dizlerinin üstünde çocukluğum
Burun çekişiyle karışık al yanakları
Yarım asra, çeyrek kala yolculuğum
Hayallerinde yamalar, çıplak ayakları
Gözlerine perde binlerce nedenler...
Maziye ait bir nağme peşinde kulakları
Yıllarla safiyeti kayıp eden bedenler
Mert günlerle doldurmuşlar sunakları
Yolunu mu kayıp etti? İnsanlık darda!
Hakikate hasret çatlamış dudakları
Nasıl yaşanır gayrı bilmem bu çağda
Zemheri mi vurdu? Donmuş yaprakları
Umut; çok uzaklardan yankılanan seda
Gün, geceye kurban vermiş şadanları
Aşk; gayrı nice gönüllere vurmuş veda
Bükük boynu, ağrılar içinde şakakları
Dolu dizgin bir kaçış içinde zaman
Kara bulutlara teslim etmiş afakları
Her gelen gün bir öncekinden yaman
Ulaşılmak istenmeyen bir öcü şafakları
Korkular içinde büyüyen dev hasreti
Vuslat dedikçe başına patlattı kabakları
Bu yüreklerin ahrete değindir fetreti
Kendi mezarını kazmakta mahir tırnakları
©pir-ikelam
P