Deniz dalgaları hırçın çanakkale boğazının,
Gecenin sonsuz maviliği tüm evreni barındıran.
Erişilmez hüma kuşumun şans getiren sesi,
Ama nereden bileceksin ki şu an senden bahsettiğimi.
İlk kez bu tabloya sarıldığımda,
Terk ediyordum şehrini.
Hem de henüz resmedememişken seni,
Şu ilk sözlerimdeki manzara resmini...
Ama üzgünüm ki sevdiğim,
Küçük bir kırlangıç taşımış sana aşık ruhumu ölüler diyarına.
Ocak ayının şefkatli rüzgarları dindirmiş sevgimi.
Artık ihtiyacı yok bu bedenin sevilmeye fazlaca.
Dalgalarında boğulup gece maviliğine sürüklenemem artık.
Nasıl olsa kum saati de tükendi benim gibi.
Sevilmemek değil de sevmek tüketti beni.
Bitiyorum ben her geçen gün,
Bir damla daha eksiliyorum.
Hüma kuşumdan duyduğum şey,
"Böylesi hepsinden güzel"
Aklıma bir şey gelmiyoe artık katılmaktan başka,
Erişilmez olan hüma kuşuma.
©
©süfflat
S