E

Daha Çok!

Ve ilk defa vazgeçebiliyorum sanki... Ve ilk defa bu sefer ben senden kaçıyorum. Ve ilk defa senin sayende yalnız başıma dik durabiliyorum.
Belki de ne kaçabiliyorum senden ne vazgeçebiliyorum... Sen karşıma çıkmasan da ya senden duyduklarım karşıma çıkıyor yada hatıraların dikiliyor gözlerime... Kalk git de diyemiyorum ki!..
Sakın ha yanlış anlama beni! Ben yine ilk gün ki gibi aşığım sana. İlk görüşte nasıl titriyorsa gözlerim,bayram havasına nasıl bürünüyorsa gamzelerim,tarihi olaylara konu oluyorsa yüreğim ilk gün ki gibi değişen birşey olmadı sevdiğim.
Çağ kapatıp çağ açana denkmiş vazgeçişim... Kafiye değil bilirsin sözlerim,önce ellerimi sonra dilimi bağladılar ve mühürlediler yüreğimdeki seni... Alnımdaki kara yazı ile sokağının başından geçerken ödüm patlıyor beni sende görecekler diye...Alın yazın olamadım lakin kara yazın oldum senin...
Satırlara sığdırabildiğim kara yazım. Tam vazgeçtim diyorum tam bitti diyorum herşey tam unutucağım diyorum şehvetle... Tam kaçıyorum diyorum senden bulamazsın diye kalbinden çok uzak yerlere,belki de başka çölde kumlara karışıyorum,belki de soğuk insanların bedenine sığınıyorum,belki yerin yedi kat dibine giriyorum senden habersiz... Oysaki tek bir gözyaşımda uzatıveriyorsun ellerini...
Ve ben daha çok utanıyorum kendimden. Daha çok kaçmak istiyorum bizden. Daha çok yalnız bırakmak istiyorum kendimi. Daha çok hırpalamak istiyorum kendimi. Daha çok daha çok!..