M

Daktilo Sızı'ntı'sı

Sert daktilo vuruşlarıyla gökyüzü yağmurla doluyor.
Bir an şimşekler kesilir gibi davranılar,
Sonra toprak, daha fazla yağmur için gizlice dua eder,
Ve yere düşen ilk damladan itibaren, daktilonun ritmi artarak yükseliyor.
Damlaların yere çarpan sesiyle birlikte adımı söyleyen bir ses duyuyorum.
Sokaktaki hiç kimse, bu hızlı ve görüşsüz yağmurun altında yürümeye cesaret etmiyor.
Defterimin sayfaları ıslanıyor, sonra kıvrılıyor. 
Bir helezonun içinde kayboluyor yazdıklarım.
Kuşlar yağmur suyunu içmek için dakikalarca ağzını açıyor.
Gökyüzü, yeryüzünü durulayan bir kase karanlık su gibi duruyor.
Daktilo vuruşuyla pencereler titriyor,
Yağmur taneleri camlarda yeni yeni sayfalara dönüşür.
Ben karanlık boş bir kap gibiyim,
Doldurulmayı bekliyorum.
Ağzımı şimdi açarsam, yağmurda boğulurum.
Sanki biri beni bekliyormuş gibi acele ediyorum.
Ansızın tenine çökeceğim biri artık yok. 
Ben yağmur değilim.
Ben yağmur değilim.
©mustafaks