Tanrım, lütfen bu gece öldür beni.
Sık silahı, dağıt beynimi.
Ya da sıkıca sar avuçlarında duran bıçağı sapla göğsüme.
Dayanamıyorum.
Farklı kelimeler arıyorum, lakin bulamıyorum.
Kelimeler nehir taşkınının ardında kalan dinginlik.
Öyle sakin, öyle girişimsiz, öyle çelimsiz.
Hiçbiri bir adım atmıyor öne, dillendirmiyorlar kendilerini.
Sadece susuyorlar.
Belki de ölmem gerekiyordur.
Tanrım, yarın kimseyi affetmek istemiyorum.
Yarın kimsenin gözünün içine bakmak istemiyorum.
Tanrım...
Beni duyuyorsan, lütfen, öldür beni.
Cehennemde yanmaya bile razıyım.
Cehennem, yakabilir mi bu denli ruhumu?
Öldürebilir mi içimdeki varoluşunda küskün kelimeleri.
Öldür beni.
Affet beni.
Sonra tekrar öldür.
I