A

değişir dost sandıkların

tadında sunsalardı
kaldırırdık şakaları
tebessüm beklerken
dökdük göz yaşları
bir çift söze ikna olduk.
sorgulamadık insanları
kulağa hoş gelen kelamlar eşitdik.
oysa aklı başında reşitdik.
doğru bildiğimizi doğru kabullenirken
nefsin elinde beşikdik
dünya bizim mal bizim makam bizim
ve hiç bitmeyen doymayış
dilencinin eline verilen bir ekmek
ve eksilmeyen kızgın bakış.
düşeni görüp kaldırmazlardı
düştüklerinde el beklediler.
bugün bir mal için
kardeş kardeşe kavga etdiler
yarın ne olur allah bilir
komşu komşunun kuyusunu kazarken
düştüğü çukurun içinden geçmişe seslenir
duyanlar olur iştimezler.
görenler olur görmezler.
canını almayı düşünüp.
canı verenden korkmayı bilmezler.
maneviyat hissine kapılmışken
canın ne önemi var.
cebinde yoksa kuruşların
ardın sıra konuşur işlerine koşdukların.
canlarını yakmayı öğrendiğinde
değişir dost sandıkların.
©atilla0330