P

Dehre-i Naçar...

Vahim duyguların çoraklaşma teorilerinde yerle yeksan hayatlar.
Sevda sandalında nakşeyleyemezsen sevgiyi kalırsın nazlı yârin gözlerinde ahûzar.
Bilmecedir yaşamak ; kekeme bir bilge hayat yolcuğunda Dehre-i Naçar...
Budaladığım hayat dallarım, savrulur mu enginliğinde bebeklik çağlarım?
Nifak tohumu serpilmiş vebalı dostlukların vefasızlığında soykırım.
Mahitap vakti gök kubbeden uzanan çoban yıldızları kanatsızlığım.
Gönül tablomun eksik kalan yanı sana teslim Ya Rab.
Hâldaşım olmayacak birinin sevgisizlik selinde olmayayım Harab !
Geldim kapına inşirah ferahlığı bulmaya, ömür gizim bitâb sanadır yüzümde baş eğdiren hicab...
Günahkâr cağın beden bulmuş haliyiz ey ademoğlu cehennem akıbeti bulmadan uyan!
Varamayacaksan iki rekat huzura sanma kendini muvaffak, kaldın ahir zamanda sınavdan.
Kırma Yusuftan Züleyhaya kalmış miras kalbi kalırsın noksan.
Kalp kırmak kâbeyi yıkmakla eş değer, takın edebini, sakın dilini haktan gayrısı yalan...
©peri-şiiri