Gece çok uzun biliyor musun?
Kayıp giden yıldızların altında seni düşünmek...
Bir otobüsün cam kıyısı koltuğunda sabahlara dek seni düşünmek...
Sabah çok geç oluyor biliyor musun?
Ne kadar çok düşündüm seni bir bilsen,
Her düşündügümde karşımda seni göreceğim hissi...
Ama olmuyor!
Geçenlerde bir gün.
Her hangi bir saatin her hangi bir dakikasında.
Bir lokantada yemek yerken gördüm seni.
Yani...
O kadar saf o kadar temiz.
Karşımda başka bir adamla oturup yemek yiyorsun.
Ara sıra bana bakıyorsun.
Gülümsüyorsun...
Kaçırıyorum gözlerimi...
Görünmek istemiyorum.
Annesinin en kıymetli yemek takımını kıran çocuk misali...
Sığınıyorum yine korkularımın arkasına.
Görünmüyorum.
Yani...
Ben öyle zannediyorum.
Bir şey oldu o anda...
Beynim benimle oyun oynadı.
Ne sendin o karşımda başka bir adamla yemek yiyen,
Ne de bendim seni karşımda başka bir adamla yemek yerken gören...
Bir garip düşteydim belki de.
Ama yine de güzeldi.
Seni görmek,
Yani...
Seni düşlemek diyorum,
Mart'ın ayazında, bembeyaz coğrafyanın ortasında gökyüzünün bile rengini kaybettiği bir vakitte güneşi selamlamak gibi bir şey...
©mahmut_00
M