( NİLÜFER23 KALEMİNDEN )
✍✍✍✍✍✍✍✍✍✍✍✍✍✍✍
...Rüzgarların çılgınca estiği
bir damla mutluluk için çırpınan
kaybolanlar şehrinin
kırmızı bültenle aranan
en belalı üyesiydim
her düşen yaprak
yere düşen umutlarım gibi sürüklenirken geçmişe
kaderi kandırarak
son bir hamle yaptım
ve yalnız kendimin olduğu
poker masasına
bütün taşınmazları ileri sürerek
rest dedim arkama yaslanarak...
Sanki bir kasırga koptu peşine
yerle bir olurken gerçekler
ruhum isyan bayrağını
dikmişti geçmişine
zaten asi ruhumun
az rastlanırdı eşine.
Bir bardak demli çay dedim
sanki sahilde bir çay bahçesinde keyifle yudumlamak zamanıydı
ve ben o kadar bıkmıştım ki yalan şemsiyelerinin altında kalmaktan
kara bulutların arasından
arada bir görünen
bir damla güneş isteyen sırtımı ısıtmakmış gibi tek derdim
bütün umutlarımı masaya serdim..
Sessizce gelip kuruldu karşıma
ah desem kaçacak kadar çekingen
dur desem şaşacak kadar kıvamındaydı tavşan kanının kırmızısı
elime aldığımda ince belinden
burnuma dolan sıcak kokusu
cennette bir köşeye kurulmuşum da
bütün sorunları dışarıda bırakmışım gibi doldu genzime
ben ne çok da güvenirdim
içimde ki sezgime
bu çay iyi gelecekti rüzgarda sallanan umutlara
başımın üstünde dolaşan
kara bulutlara.
Bir yudum alarak içime çektim
kaçmasından korkan bir
eli tutar gibi yavaşça
inadına takıldı boğazıma
bir öksürük krizinin ardından
bir damla gözyaşı olup
düştüm avuçlarına
Elhamdülillah deyip
sürdü dudaklarına...
Ş