Deniz mesela...
Durgun, hafif dalgalı bir görünümü var.
Fazla açıldın mı yutar demiştin.
Sanırım biz fazla açıldık.
Kollarım yoruldu.
Bacağıma belki de kramp girdi.
Beni o an kendimden, senden vazgeçiren fazla açılmamızdı.
Ben yüzme bilmiyordum ki.
En iyi sen bilirdin...
Sanırım güvendim, güvendik...
Sen benim vazgeçmeyeceğime ben ise senin beni bırakmayacağına güvendim...
Dediğim gibi fazla açıldık.
O durgun sakin deniz biz açıldıkça hoyratlaştı, hırçınlaştı.
Bir korku sardı bedenimi, ya pişman olursam...
Sanırım ben düşünene kadar kalbim devrede değildi.
Yok oluşa doğru yol alıyordum.
Daha dahada fazla açılıyordum.
Bunun farkında değildin...
Kara bir delik gibi yok oluşumu izliyordun...
Bir gün vardım, şimdi ise yokum...
Sonra farkına vardın...
Senin içinde acılı bir yok oluştu...
Ardından aramadın.
Denizdir bu nasıl olsa değil mi?
Hani şu uçsuz bucaksız deniz.
Kesin fazla açıldığı için kaybolmuştur dedin..
Düşünmedin mi o denize ikimiz beraber açıldık...
Aslında deniz bizdik...
Kara delik ise yok olma nedenimizdi...
Sende kayboldun...
Tek fark sen haklı kaldın kendince...
Sen uçsuz bucaksız denizde yaşarken,
ben belirsizliğin ortasında kaldım.
Anlayacağın denizde yüzmek yaramadı bize...
Bundan sonra da yüzebilecek güç kalmadı...
Söyle senin gücün var mı hâlâ?
Gecemin Ayı 🌙
RB&DRK
G