Denizi olmayan bir şehrin gurbetinde boğuluyorum Vuslat vaktini beklerken gidip görmek istediğim her an gözümde
büyüttugum gündeliklerimin yerini unutmayacağım asla dolduramaz
yerini günlüklere isim verdiğim.
Yeni taşınan bir martının kıyısına yaslanirken okyonus çekilir dibe batardı
susamlar dökülür istemeye korkar oldu martılar da giderken uzaklara göçebe...
tutarken ağlara takılır oltalar balıklar bir insan kalabalığı mevcut olan denizi
seyreden şişeler etrafın da gezinir
Yüzü dönük atmıyor kalbi denizin de yüzerken üzerinde tekneler geçerken martılar
uçmaya korkardı tanımıyor sonuçta üzerinde yaşadığı şehre yabancı
Sen avrupa ben asya kıyısında
henüz tanımadığı kimsenin
bizi bir şehriydik suyunu içtik aynı şehirde nefes aldık beraberce kaç milim uzaklıkta
Adımlarına takıldı kaldırımların da ayağımız birbirinden habersiz düşe kalka
büyümüşuzdur nihayetin de aynı son da buluştuk. kaçtık kendimiz den de iki cümleyi
bir araya getiremeyecek kadar uzak
mevsimler tuzak kurulmuş prangalar örülmüş duygulara çaput bağlayamayız
züğürt tesellisi olur çukur açan kuyular dan kurtulmak için se ırak olmayı göze almak Görünmez kalalım görünmedigim kadar varlığım yokluğuna and olsun dibi kara soğudu çayım içmeden daha kalıyor damağımda...
iki büklüm telvesi içinde eriyor zamanım kirpiklerim de gömülü yağdı yağacak
yağmurların şemsiyesi yok iklimi ayaz vuruyor du yüzüme muson yağmurları bu son diyordu akarken damla damla tutunuyor bahardan
kalma güllerime kucak açıyor adını sayıklarken bırakırken gün gece yi özlemlerini
anarken vuslati bekler gülen baharlara
kavuşmak için tüm özlemler de
buluşmak üzere soz verir aşka bir kez daha
Seni seviyorum derdi.
©ebrulimsi5
E