Geçmiş bir ömürün hal hatırı sorulmaz oldu yaşadık gördük her gördüklerimden hayata dair ders aldım gönül kapım açık lakin kalpte gizli kimse bilmez
Oturduğum yerden mazimi düşünürken derin düşüncelerle yoğrulur gönlüm
Bazen dalar gözlerim pencereden
Bakar yollara hal hatırımızı soracak bir dost gelirmi diye bekleyiş nafile halimizi kimse sormaz
Yine efkar bastı gönül yaralı
gamlı gönül kime dert anlatıp ağıt yaksın anamdan doğdum doğalı gönül gamlı gözlerim yaşlı yine kaldım yapayalnız dört duvar arasında feryadımı kimse duymaz
Ahir bir zamana ayak bastım
Kulun kula merhameti kalmamış bizde kalan şu emanet ruhumuz her alıp verdiğim nefeste. emaneti sahibine ne zaman teslim edeceğim diye yolunu gözler gözlerim beklediğim de benden uzak değil yakın ama oda gelip emanetçiyi görmez.
©doğukan01
H