_

DERİN UYKU

Işıklar şehrinde karanlık bir gün.
Közde demir...
Ceset taşımak sağa sola sallanarak,
Hem kollarında, hem de değil.
Tavana bağlı bir urgandan,
Kayan sandalyenin gıcırtılı sesi.
Ve uyanış...
Altında sızdığım toprak yorgandan.
Közü kor eden ateşten,
Fidanı çiçek yapan toprağa,
Özüme sakladığım aşka kadar;
Uyanıştan gelen sersemlik.
Sanki sızmışım bir çatlaktan toprağa.
Öylesine dar ki toprağım,
Almaz ikinci bir kişi daha.
Tahta tabutta demlenen leşim,
Tan yerine gömülüyor.
Kendime bile gelmeyen sesim,
Bedenimle beraber derinlere seriliyor.
Hiç uyumamıştım oysa,
Hiç uyanmadığım gibi.
Onca fikrim kırık cam parçası sanki,
Ordan oraya saplanmakta.
Oysa ölmedim daha,
Hiç doğmadım da oysa...
©_münzevi