Yine omzuna dertler yüklenmiş,
Öylece giden ve geri dönmeyecek,
Issız bir yolda sessizlik yurdunun
Şahıyla hazır bir adamdı o.
Yola dertli bakar, aşkı görür,
Hâli anlar; omuzlarında bir dünya,
Tamamı iyilik seması eder dünyasında
adamın
İnsanlar benlik yurdu ona.
Yolda bir güvercin gibi ak
Ve mağrur aklında kısraklar gibi
Nadide ve nadir şahlanmalar,
Beygirlere coşkunluk verir her ânında.
Sert basmaz ayakları yere,
Dünyanın yüküyle çöküverir.
Toprakta dert görür, hâlini anlar,
Eli topraktan balçığa kadar gezer.
Başı şehre çevriliverdi mi
Bir rıza sahnesi belirir gözünde.
Ekmek kapısı gören adam,
Gerçek bir ekmek ister.
Uzakta, şehirde dumanlar dev gibi.
Bir maraz gibi bulaşan ateş,
Dumanları büyüten bir toprak gibi.
Aksilik ve tezat görünür adama.
Korkmaz, ayrılmaz yardan.
Güneş batıyorsa gökte dağlar arkasına,
Yerini bilir; dağların önüne dikilir.
Sabah bekler sabırla,
Dikenler alır koynuna.
Hüzünle günbatımını izleyen adam,
Dağları çevirir, güneşi doğurur.
Sabahleyin damarlara kan gelince
Adam yola koyulur sevinerek.
Arkasında güneş halkı vardır.
Toprak ağlatmayan halkı ile
Aynı şekilde koşan adamdır o.
(mehmedali)
M