T

Derviş, Alim, Bilge

DERVİŞ, ÂLİM, BİLGE
Ne demiş derviş;
Aşkla çıkan demir, şekil alırdı bu alemde.
Ateşsiz şekil almam, dövsen de demiri bu bedende.
Boşuna dövünüp durursun, isteksizsen kendi heybende.
Demiri aşkla harmanlayıp atsaydın ateşe,
Demirde alır kendi şeklini bu alemde.
Halbuki vuslata giden,
Bir kerecik yanmalıydı bu bedende.
Nafile suçlu arama, suç senin kendi heybende.
Eğer aşk ile çıksaydın bu yola,
Ne sen yanardın ne de beden bu alemde.
Sormuş kendine âlim;
Sevgisiz, aşksız halim nice olurdu,
Kaybederdim ruhu, bedeni,
Bu durum benden sorulurdu.
Kalbi besleyen sevgiyse, ruhu besleyen aşktı,
İkisi olmadan elbet beden durulurdu.
En acımasız adamın içinde varsa bile sevgi,
Elbet birine vurulurdu.
İçinde ne beslersen gözlere yansır,
İçindekine sorsan ne olurdu.
İyilik ve kötülük aşkla başlardı.
Şeytanın geldiği yerde, o ancak zincire vurulurdu
Sevap ve günahın hesabı aynıydı,
Ancak birbirlerinden sorulurdu.
Bilge sormuş etrafına;
İyilik ve kötülük nedir diye,
Kimse cevap verememiş, halbuki bu tanrıdan bir hediye.
Sevgi vermişti Tanrı,
Niçin diyemedi kimse, yaptılar birbirlerine takiye.
Günahkarları bir günahkarla sınadım dedi;
Adı şeytan diye.
Hesap günü geldiğinde sordular birbirlerine neden diye,
Yapsalardı nedensiz bir iyilik,
Düşmezlerdi bu kara deliğe.
Unutma dedi;
Gönderdiği kitaplar bir hediye.
TECRİT KİTAP
Tuncay AKGÖL
©
©tuncay1071