O

destan

hiçten geldiği için bu an
ona hükmedemez zaman
göklerde ki tanrıların emriyle
o paslanmaz kılıcın demiriyle
yolumu kapatan zincirleri kesiyorum
dünyayı avucumun içine alıp
günbatımlarının hürriyetine doğru esiyorum
bir farklılık var kalbimin atışında
her atışıyla ruhuma esenlik katışında
gittiğimin dikenli yolun her karışında
içimde patlayan fırtınaların kuvvetiyle susuyorum
yıldızlar dolaşıyor saçlarımın tellerine
ellerim ulaşıyor rüzgarın ellerine
tutunup yüce dağların bellerine
başım atmosferin sınırını aşıyor
evrenin bulanık lekelerine şaşıyor
son korkum duruyor şimdi tam karşımda
tek bir kara bulut bile yok artık başımda
en büyük zafere giden son savaşımda
gözlerimden çakan şimşeklerden galaksiler doğuyor
ellerimden taşan dizginsiz kudret
içimde saklanın zayıfıkları boğuyor
ruhum paha biçilmez tahtının tepesinde
bir haykırış koparıyor ufuklarda patlayan sesinde
son bir esaretlik kalmış zamanın gölgesinde
o da eriyip çözelecek son arzunun ılık nefesinde
Ona sesleniyor evrene boyun eğdiren hükümdar
bir parmak oynatışımda son bulur dünyalar
bir zamanlar göklerden emir veren arzular
ayaklarımın altında eziliyor
acizce şahit olun korkular
bu destan yıldız tozundan yazılıyor
©opapa