Dönecektim,
Dönmeliydim.
Hiç bitmeyen o yolun başından
koşmaya başlamıştım bile.
Ayaklarım kanayana kadar koşacaktım sana.
Ama duramadım,
Bırak dönmeyi,
Arkama bile bakamadım.
Sahi,
Gittiğimi izlemek nasıl bir duyguydu?
Gideceğimi kabullenmekten daha mı acı vericiydi?
Böyle ruhun çekildi mi,
Kalbin sızladımı içten içe?
Hissettin mi bir nevi cehennemi?
Dipsiz bir uçurumdan düşer gibi oldun mu peki?
Sonu olmayan,
Nefesin kesilirmişçesine,
Göçebe etti mi kalbin?
Kendi mezar taşına dokunurmuşçasına,
yaşadın mı sen hiç hayatı?
Ben yaşadım.
Senden gittiğim an,
Öldürdüm herkesi.
O günden beri uçurumdan düşmekteyim,
O günden beri öldürmekteyim içimdeki saf kelimeleri,
Öyle basit kağıtlarda öldürüyorum seni.
Asla basit olmayan hayatlarda büyütüyorum tekrar,
hiç bitmeyen bir şiir gibi,
Elbette, sonu olan bir şiir gibi
Öldürüyorum sonra.
Alakasız saçmalıyorum düşerken,
Veya seni düşlerken.
Uzunca bir şiir birikti kağıtlarımda,
Gel de öldür şimdi.
©yildizlara
Y