Tütünce düşünüp tütünce sövenler
Bulutları mitolojik kadınların
Beyaz şalları sanıp
Ayak bileklerine kadar dumana batarken
Ölüm korkusuyla süslenirler
Kahverengi kelimeleri
Mürekkeple çiğneyip
Bir karayel rüzgarına tükürenler
Ellerinde arası kalem dolu defter
Kendi cellatlıklarıyla hemhal
Kulaklarında divit uçlu ezgiler tüttürürler
Elleri renklere biçim
İsimlere şekil verirken
Düşünceleri kütle kütle demirden
Tanıkları değil midir mağra duvarları
Birde primitif üslupları
Yekpare yansıdığında gözlerinden
Dolap kent ve sokak
Garbın avangart masallarını
Tablolardaki harem kızlarından öğrenir
Yeni antik sütunlarımız
Sokaktaki elektrik direkleridir
İçi renk dolu kadehler
Neden havaya kaldırılır
Bir olimpiyat kupası gibi
Bilmiyor insanlık camları birbirine çarptırıp
Kısa menzilli çınlamalar yaratırken
Nelere yarış sinyali verdiğini
Böylece aklımı besledim üç öğün
El yordamıyla bulup köhne düşüncelerimi
Atık renklerle süsledim
Bir elma gibi yanlızken nisan gecesinde
İçime doğru büyüdü çiçeklerim
©breampaco
B