G

DOKTOR

Ufak bir serçenin yüreği var bedenimde.
Çok ağrıyor.
Gizlemek zor, çırpınıyor göğüs kafesimde.
Yardım çığlıklarım kahkaha görünüyor tüm kimselerce.
Anlatamıyorum benim dahi anlayamadığımı.
Keşke bir ablam olsaydı diyorum.
Dizine başımı koyup sessizce bekleseydim.
Belki daha kolay olurdu ölmek, güvendiğim dizlerde.
Yorgunum doktorum.
Anlatamıyorum yüreğimi, anlatamıyorum hislerimi.
Anlamıyor kimsecikler.
Sinsi bir örümcek yuva kurmuş göğüs kafesime.
Minicik bir şey, ele avuca gelmiyor.
Sarmalamış ağlarıyla yüreğimin odalarını.
Ve ağır ağır tüketiyor bütün insani duygularımı.
Telefonlar yüzüme kapanıyor. Kim ne anlasın beni?
Ben ise geçiştiriyorum ölümü arzuladığım en koyu anı.
Yaşamak doktorum:
Neden bu kadar karmaşık?
Kimsede kalmamış ağlayacak ufacık bir omuz bile.
Herkes zavallı menfaatinin peşinde.
Elimi uzatıyorum tutsunlar diye.
Ama onlar, hedef gösteriyorum sanıyor parmaklarımı.
Kendi kurtuluş yollarını bulmaları için.
Oysa ben yardım istiyorum,
Bana yardım edin!
Kendi acımdan kurtuluşumu bulamıyorum.
İnsanlar mı kör doktorum?
Yoksa ben mi gösteremiyorum can çekişimi.
Kimsenin mi beş dakikası yok, acılarıma ayıracak? Ve beni anlayacak?
Yoksa, omuzları mı dolu hepsinin? Bana ayıramayacak?
Şişelerin sonu bile daha insani bakıyor gözlerime.
En azından dinliyorlar anlatmaktan kaçtıklarımı.
Ve kendimden dahi sakladığım korkularımı.
Ayyaş diyorlar bana.
Desinler.
Şişeler en azından sarıyor yaralarımı.
İnsanlardan daha sıkı, daha hızlı yetişiyor,
İmdat çağrılarıma.
Bir saat bile olsa açıyorlar omuzlarını.
Yardım Istiyorum doktorum.
Sarın acılarımı.
©bilaloruç