Hisset İçimdekileri
Sabaha karşı uyudum yine,
Saat seni sen geçiyordu yeniden
Ve biliyor musun?
Ben beni unutmuşum sende.
Ben yazarken bir şeyler,
Arkamdan gelir elini omzuma koyar;
‘’İlham perilerini omzuna bıraktım.’’ Derdin.
Sonra.
Çok sevdiğin bir filmi izlemeye devam ederdin.
Hissediyor muydun içimden geçeni?
‘’İhtiyacım var sana.’’
Çığlıklarını duyup geliyorsun sanıyordum hep
Tükenmişken tüm kelimeler sen oluyordun cümleler,
Hapis oluyordum tam o sıra da içimdekilerle
Ve kayboluyordum sen de
Ve biliyor musun?
Zamanı öldürüyordum senin kelimelerin de
Okumamı isterdin yazdıklarımı,
‘’Acaba, acaba hissediyor mu? Ben okurken.’’
Derdim kendi kendime.
Hep o gülümseme ile cevap verirdin soruma
Şey der gibi,
‘’Her zerresin de saklamışsın bizi.’’
Der gibi.
Oysa bana ait değildi hiçbir kelime,
Senin söylediklerindi
Hepsinden öte kalbindi,
Ben sadece bir aracıyım
Dokunuyordun kelimelere ve hissettiriyordun içimde
Nasıl başarıyordun?
O kadar derinlere dokunmayı
Sırrın ne?
Anlatsana sesin neden şarkı gibi?
Piyano kadar narin olman
Bir kemanın hüznü olması peki gözlerinde
Yalnız değil iken ruhundaki bu boşluk neden?
Cevapları bilemesek de
Sözlere dökemiyor olsam bile her şeyi
Sen hisset içimdekileri
Bir müzik resitali var kalbimde
Duyuyor musun?
Tüm canlılar bir arada senin kelimeleri seslendiriyor
Bu ne inceliktir ki eşlik ediyor kalbin
Unutulmaz,
Unutulamaz,
Unutturulamaz,
Ta ki ruhumu kaybedene kadar.
Ve biliyor musun?
Ben beni sende unutmuşum,
O yüzden hisset içimdekileri
Gittiğin en uzak baharlar da bile
Gidebileceğin en ücra güneşler de bile
Kendini unutacağın en sevdiğin filmi izlerken de
Hisset içimdekileri.
©kaçanbulut
K