E

Doludizgin Yıllarım

Esip geçer aklım dan deli çağlarım
gençliğimi verin dolu dizgin yıllarım...
O zamanlar yaşamışım ben meğer;
atmış kalbim, annemin kucağında
yeniden doğdum, babamım yanında
küçük bir kız çocuğuydum...
Bitip tükenmeyen;
Saklambaç oyunlarim...
Hiç bulamasalardı o gün dediğim kaçıncı
günüm hayat sobeledi ne yazıkki...
dilekçemi elime verdi...
Ah benim dolu dizgin yıllarım beni
geçmişe sürüklersin...
ilkler unutulmazdı göz bebeği gibi
merdiven dayadığında
yaşını başını alanlar için! sonları biliyorum bir de tecrübeliyim bu konuda..
Başımı dayadığım da ağaca kabuğunda
ısimlerimiz yazar. silinir mi harflerimiz..
Çocukça hayallerin karşıdan şımarık
görünürdü olur almaz bazen..
camekândan bakanlar anlayamaz
Ulaşılmaz güzellikteki manzaralara...
kapatır gözlerini sonuna kadar...
Ah benim dolu dizgin yıllarım
Çayımı yudumlarken
düştüm o yaşlara merdiven dayadım
otuza bu arada geçmişe bu özlem..
Çok değil gitmeden önce ki zamana
bir kaç güne ötelerim..
Çayı en çok seninle sevdim sanırım
samimiydi tadı...
pamuk şekeri tadındaki
mutluluklara gebeydim...
Gözüm takıldı yazıp yazıp sildiklerime de silemediklerime bir çırpıda silmeye
çalışıp ta...! sonra yazmaya sindim
köşemdeki dar koltuğumda...
Rahat döşeğimde..
Şimdiki aklım olsa dediğim ne varsa...
tarihin tozlu sayfalarına karışmış
pas tutmuş film şeridi gibi önümden
geçerken, mevlam ayrılık yazmıştı
kadere de sual sorulmazdi...
Şaştı pusulam da yönü sana doğru
takılı bilmez eğri doğrusunu nedir
Ne değildir sormaz bana!
Geçmişe doğru sürükler sana getirir
durmadan aklım fikrim terk etti beni
sendedir yönü sana doğru gider...

©ebrulimsi_