Bir yaz gecesi hüznü çöktü üzerime
Orada bir kayık sallanıyor
Sonra serin bir rüzgar esiyor
Kirpiklerimden düşüyor kozalaklar
O duraktaki cam kırıklarıyla doldu çiçeklerim
Ne vakit gözlerim kısılsa
Ben buradayım diye haykırıyor
Sessizce ve kanatarak
Karış karış dolaşıyorum dudaklarını
Her bir Süreya dizesinde
Her bir cümle çiziyor çizgilerini çehrende
Ve tanrım!
Kendi yarattığım sana aşık oluyorum
Senin kocaman bir hikayen var
Ellerinden belli
Soluk soluğa ve kaçamak
Hayata ilişmeden, yakınından geçmeden
Parmak uçlarıyla
Bir odadan öbürüne yürüyen kız çocuğu
Sahi ne vakit kalacak sana yaşamak
Bir bankta oturuyorum
Yalnız başıma
Sigaramın dumanını üflüyorum
Özür dilerim doğa ana
Artık nefes alamıyorum
Kuruttuğum çiçeklerin adına
Özür diliyorum sana
Her biri ayrı birer hatıra
Her yer dolmuş
Kanlı ölü çiçeklerin sinsi anılarıyla
S