R

Doruklardan Sevdalar

Tanrı Ademi yarattı
Müjdeler yağdırdı üzerine
Aşkın cezası epeyce ağırdı
İsyan etti, bu nasıl bir yasaktı!
Uğruna koca cenneti yaktı
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Adem soyunu yarattı
Aynı külden bin beden yoğruldu
Bir kısmı dua, bir kısmı beddua doğurdu
Bir tarafta savaş, bir tarafta sevgili
Niyetler bulanık, kalpler yorgundu
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Ademoğlu aşkı yarattı
İnsan severken fazla, sevilmeden eksikti
Kalbini bir başka kalbe mühürledi
Öyle bir sevda ki Tanrılar bile secde etti
Yandıkça sevdi, sevdikçe tükendi
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Aşk ayrılığı yarattı
Kendi suretinden değil, yalnızlığından ördü
Sevdiğiyle sınanan herkes, karanlığa mahkum kaldı
Vuslat bekleyenler diri diri gömüldü
Ve her beden geçmişin küllerini taşıdı
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Ayrılık hasreti yarattı
Giden gitmedi aslında, kalan kendini terk etti
Sevişmeler bitti, gölgesi kaldı
İzleri zamanla silinmedi, zaman izlerine saplandı
Tüm varlığını hatıralara hapsetti
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Hasret ölümü yarattı
Ama toprağa değil, yüreklere koca mezarlar kazıldı
Zaman insanı unuttu, insan kendini
Ne takvim kaldı ardında, ne aynalar tanıdı benliğini
Sesi, içinde suskun bir şehir gibi yankılandı
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Ölüm Tanrıya yakındı
Sevgili uzak, gerçek aşk yanıbaşındaydı
Tanrıdan geldi, Tanrıya katıldı
Sevda güzel ama yaşananlar yalandı
Havva kandırdı, vuslat aldatıldı
Doruklardan sevda yanlısı bu yürek!
Miray Nisa Bostan
©redjohn