Güneş yukarıda parıldamaktayken
Ve dallarda kuşlar cıvıldamaktayken
Yani düşmekte olan uçakta
Yerçekimsiz geçen o birkaç saniyede
Yanında durup yüzüne gülümseyen
Kimse değil senin dostun
Freni tutmayan bir arabada
Son nefesini çığlık atmak yerine
Her şey iyi olacak demeye harcayan
Kişinin ta kendisi
Sen kendine katlanamazken
Kapını ısrarla çalmaya devam eden
Ve alacak hiçbir şeyi olmayan
Pencerenin buğusunu silip
Gözleri fıldır fıldır
Senin orada olduğuna emin olan
Mahremiyete dair kanunları çiğneyecek
Kadar gözünü karartmış
Bir fedaisi varlığının
Sen değerli misin?
Oldukça şüpheli
Düşüncesini aklına getirmeden
Az konuşup öz konuştuğun
Aklını okuyabilecek kadar seni tanıyan
Ve bu yüzden hep biraz nefret ettiğin
Mislice sevgi duyduğun
Acıkır susar gibi yokluğunu hissettiğin
Hep biraz eksik olan kimse
İlkokulda senden üttüğü misketi geri veren
Yediği simidi sen sormadan
O teklif etmeden ikiye bölen
Tahtaya çıktığında kıkırdayan
Lisede sevgili ayarlamaya çalışan
Berbat taktikler veren
Üniversitede herkesten ayrı oturduğun
İsmi başka bir şey ile birlikte
Aklına gelmeyen
Kaderi kayırmacılık ile suçladığınız
Davada kararı veren iki hakimin
Mağruriyetinde ücra bir köşede
Usul baş sallamalarla günden kalanları
Temize çektiğin alışılmış ses
Sabahı olmaz görünen gecelerin
Çıktığı tek kapı
Cüzdanındakı son paranın yarısının sahibi
İsmini aklında taşıyacak olan
Dost anlatmalarla bitmez lakin
Panda ile benzer zamanlarda
Nesli tükenmiştir.
©opapa
O