Toprağın kokusunu çekiyorum içime doya doya.
Yürüyorum yağana yağmurların altında yollarda.
Yağmur arındırıyor toprağı pislikten, kirden,
İçimde umutlarım besleniyor yağan yağmurda.
Güneşin kızgınlığı, içimizdeki nefret ateşi,
Sönüyor yağan yağmurlarda yavaş yavaş.
Kır kahvesine oturdum seyrettim alemi,
Masamda demli bir çay, elimde sigara dinledim kendimi.
Sigaranın dumanları karışıyor sisli havaya,
Gemiler gibi geçiyor anılarım arka arkaya.
Çocukluğumda sevmezdim yağan yağmurları,
Silmediler hiç bir zaman dökülen yaşlarımı.
Islandım sokaklarda, üstüm başım hep ıslak,
Yağmurdan korunmak için yoktu bir saçak.
Pencerelerden dışarı bakıyorlar yağmurda,
Görmediler beni bıraktılar yağmurun altında.
Omuzlarım çöktü yağmur damlalarında,
Gözyaşlarım karıştı yağan yağmurlara.
Çocuktum bilmedim yağmur damlalarının sevgisini,
Dallarda yapraklar, kırlarda çiçekler büyüdü.
İsyanım vardı, neden yağmur yağdığında,
Yetimlerin üstüne kapanır kapılar, yaşam sürer sokakta.
Her yağmurlu günde içimde hüzünler,
Yağmurun altında neden yetimler bekler.
Açtım kapıları haykırdım çocuklara, girin içeri,
Bende yaşadım sizin yaşadığınız günleri.
İçinizde eksilmesin yağsın sevgi damlaları,
Durmasın üstüme yağsın sonbahar yağmurları.
30.09.2015 Ankara.
©kartalsabo
K