Yıllanmış satırlara dökülen
anason kokusunda ahlar iç geçirirdi.
giden sevgiliyi hatırlatan özlemlerin
Dibi tutmuş kadehindeki dublenin içerken
yudum yudum
Genzime biriken nahoş tadıdır geçen
takvimleri eskitir
ard arda süpürülen yılların yaprak
sesidir çevrilen önden arkaya doğru ..
Damara işleyen
günah çukurundaki hep nefis suçludur.
heyecanlarda sürükleyen devasa gücü
enerjimin
Dar bir kesit geçtiğim köprüden atladığım.
boğazı kesen iplere sıkıca sarılışım..
kavuşamasınlar diye örülen tuzaklar
ödülumdur yol sonunda bitecekse tünel
bir adım sonrasın da kavuşacaksa karanlık aydınlığa sabır ederdi...
Zehir olsa da içer sonuna kadar bitirirdi.
sarhoş eden arkası dönük yalanlara
söylenene söylenmemesi gerekene özür borçludur duyumsamaz başı eğik sırlarını sen sanır
bi hikmet vardır muhakak ortaya
çıkardı kılıf uydursa da temyizi mümkündür
cam gibi görünendir o ancak
gözlerinden okuduğum saf tertemiz sevgimin şüphelisi her yudum sonrasında
özlemlere kaldırdığım
tadı buruk hüzün bardağında çatlardı sonunda
çakıştıkça birbirine değdikçe.
Dram sahnesidir bu
yazılanı oynadığımız kaderin cilvesinde
şu an mutlu musun acaba
Kavuşamayacagini bilerek yaşamak gerekir. yaşanılası ne ise biraz da düşersem aklına
tutunurum bin asır.
Seninle bu yolculuğun selfiasini çekip te
sefasını sürerek gezdiğimiz her yerin mekanı
var...
©ebrulimsi5
E