P

Dün Batımı

Hep bir can havli vardır seherde
Koşar adım fecre vuslat derdiyle
Yaprakların yüzlerinde çiğ taneleri
Sıcak simit kokusu burnumun dibinde
Karnımın uğultusu her zaman ki ritminde...
Ve yağmur; sabahın ilk saatlerinde
Kaldırımlar ıslanmasa keşke...
Soğuklar zaten yeterince...
 
Çok geçmeden karışır sesler birbirine bu kentte...
Ağır, hızlı, koşuşturan adımlar
Kimi ekmek kimi gezmek arzular...
Eli nasırlısı yada cakası bol adamlar
Başı sıkma, parfüme düşmüş bayanlar
Hiçte belli etmiyorlar değil mi?
İçten içe ağlayanlar...
 
Gün doğar, uyanır insan, başlar  sanmaya
Yaşıyorum, görüyorum, biliyorumlar...
Bir güne sığmaya çalışır bir ömre sığmayanlar
Kavgalar cinayetler zulümler
Haz aldığıyla mutlanır, yabacıdır ölümler
Gün gelir ona bezenirler.
 
Gün; emekleyen insanın yalancı emziği
Bir gayretle emer yalanlığını bildiği halde
O yüzdendir bulanması her derde...
Ve bir an akşam geldiğinde
Kapatırken gözlerini gün battı sanır
Bilmez belki hiç dönüşü olmayan bir dün battı!
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
©pir-ikelam