Dünya yıkıldı, senin bir yanın...
Bu kaçıncı yas, nedir bu acı?
Kaçıncı dökülen istemsiz gözyaşı?
Böyle kısa mı sürecekti,
Vadedilmiş vaktimiz?
İsyanımız vaad edilen vakte değil,
Yarıda bırakılmış hayallerimize...
Ne vakittir dikildi toprağa çiçekler?
Ne vakittir yazıldı kuru taşa,
Kara kalemden isimler?
Su ile büyütmek isterken çiçekleri,
Gözyaşı ile suladık
Kara toprağın kendisini...
Yalan dünya batsın, bir yanın!
Vefasızlığından çok can yakarsın...
Her haneye kor ateşi düşürüp,
Her dostu bir gecede eksiltirsin.
Biliriz fanisin, yalanın ebedi hür halisin;
Kendine isyan ettirmeye pek meillisin.
umursamadan çekip gidensin
vakti geldi hak vaki oldu
Azrail sardı etrafımızı,
ecel dostları kapıya dayandı...
Aldı gitti vakti gelen Tolgayı...
Ne olaydı, bilmeseydi yüreğimiz bu acıyı!
Göremedik ölüm meleğinin
Nasıl bir bakışta can aldığını,
Ama biliriz, yaşamak dinç tutmaksa bu acıyı... yaşarız en güzel hali ile
Gözyaşını dökmek o derdi bitirmekse,
Bitmesin o dert!
Kara toprağa gireceği günü, Tolga gibi,
Beklesin Azraili görecek olan her mert...
E