Evet, bu devran hep böyle süregelmiştir değil mi yoldaşlar? İlkin anne rahmine, sonra anne karnına..O anda düşmekle başlar kalp atmaya. Ve o kalp duracağı vakte kadar, yaşayacağımız bu hayatın en önemli varlığıdır aslında. Kundaklara sarılı halde bizi koruyan kollardan uzaklaşarak, yürüme yolunda attığımız ilk adımla düşmeye başlarız. Her düşüşte yeniden kalkar, ikinci adımı atmak için yeniden düşeriz. Düşe kalka öğreniriz yürümeyi, koşmayı... Iste hayatin her anıda böyledir yoldaş; umutlarımızla hayallerimizle, tercihlerimizle, pişmanlıklarimizla, dostlarımızla, sevdalarimizla, güvendiklerimizle düşe kalka öğreniriz asıl hayatı. Ilk düşmeler yaradanın şafi ismiyle kabuk bağlayip geçerken, şimdikiler ise yaradanın, her düştüğünde sana elini uzatıp kaldırmasıyla geçiyor elhamdülillah. Ilk düsmedeki acılarını merhem sürüp geçirirken, şimdikiler merhemin ulaşamayacağı derinliklerde yeniden açıtır yaralarını. İlki belki bedeninde iz birakirken, ikincisi tüm ruhundan silinmez. Ama aldırma her düşme bir yükselmedir aslında. Umutlarin suya düşer, yeniden yeşerir yükselir. Hayallerin, yerlerde iken yeniden düş olur yükselir.Her ulaştiğin doğruları, hatalara düşmekten geçtiğini anlarsın aslında. Düşmek güzel şeydir yoldaş. Her düştüğümüzde sığındığımız seccademiz, namazımız ve duamız var miraç olup bizi göğe yükselten. Günahlarla yüzümüzü yere düşürürken, sonsuz merhametiyle yüzümüzü kaldıran var elhamdulillah. Düşüren de kaldıran da o olunca, düşmek güzel şey aslında yoldaş... İnan bana.
Merve Baloğlu.
M