Ben, sevdim diye pişman olmam,
Sevgime layık değilmiş diye üzülürüm.
Yazdığım şiirlere ağlamam,
Sana ağladıklarım yazar şiirlerimi.
Gözlerine dalıp giderim, uyanmam;
Uyandırana kızarım, sen olsan bile.
Ben, sana kendimi harcarım seve seve,
Canım acımaz.
İhanetin hatırlatır bana
Harcandığımı kuruş kuruş.
Ben, haykırırım bir sokak, bir çarşı,
Bir film ortasında:
"Seni seviyorum!" diye.
Sen gülümsemeyince anlarım
İnsanları rahatsız ettiğimi.
Ben "Vazgeçmem senden!" derim özgüvenle,
Sen uçurumdan atma planları kurarken bana,
Bilmeden ne kadar vefalı(!) olduğunu.
Ben, öyle bir anda geçmem önünden,
Sen benim gittiğimi zannedersin.
Adım adım yaklaşırım sana,
Yaklaşırım kokuna ve ruhuna;
Senin ruhun duymaz.
Kulakların yalnızca bir esinti duyar,
Yanından geçerken rüzgarımı hissedersin.
Bakma adımlarımın hızla ilerlediğine,
Uzaklaşmakta olan sensindir asıl.
Yakalayamaz olurum seni
Bu yavaşlığına karşın nasıl?
Belli, yalnız izlersin beni geriden,
Budur fasıl.
Elinde bir gül, beklerken gölgende seni
Peşinden gelen adam bitap düşmüştür kanımca.
Kül Kedisi'nin altında harap olmuştur,
Farketmeden ezdiğin bu karınca.
Beni sevdiğin gezegen neresidir?
Ve
Bana aşkın hangi takvime göredir zamanca?
Ben, görürüm seni bazen yürüdüğüm kaldırımda.
Eğilip alırım, soluverirsin hava kararınca.
Doğrusu, ben sulamamışımdır seni,
Anla diye beni.
İşte, nasılmış susamak sana?
Kalbim bağırırken
Tam da böyle sustum yüzüne.
İçime attıklarımı gidip oraya döktüm:
Her zaman mavi değildir, dediğin gökyüzüne.
Ben, çantamla sırtına tırmandım hep,
Omuzlarında yüseldim.
Ben, aydınlıkta parladım, gözlerinle gördün.
Ben, saçlarından kaydım çocuklar gibi neşeli.
Ben, ellerinde oturdum akşamları,
Gözyaşlarını sildim, üzüldüm.
Ben, hep seni düşündüm
Dolunay, ilk dördün, son dördün...
Ben, tenimde sıcaklığın yok diye
Kafesteki kalbimi ipekten ördüm.
Ben, sevginin ne demek olduğunu sorgulamadım.
Ben, sana olan sevgimi sorgulamadım.
Ben, seni sorgulamadım.
Ben, yalnızca beni sevme ihtimalini sorguladım
Saatlerce, günlerce, haftalarca...
Papatyalar söktüm tek tek aklımdan,
Olmadı, bulamadım.
Şimdi de hatamı sorguluyorum.
Ey sevgili, ben ne yapıyorum?
Ben, öyle kaçmam senin yangınından.
"Yandım!" diye de yakınmam gözlerine.
Değil yanmaya alıştığımdan;
Yandıkça daha da susarım sözlerine.
Ne zaman burnumda tütsen
Ben de senin bacanda tüterim.
Çıra olur, tutuşur, alevinde kül olurum;
Beni sana savurmayan yele küserim.
Donar kalırım seni görünce,
Bakakalırım Aşk Tanrıçası'na.
Ne diyeceğimi düşünürken
Çatından düşerim bardak kırılırcasına.
Ben, seni çok ararım
Şarkı nakaratlarında, dize ortalarında,
Satır aralarında...
Ben, seni çok sorarım yoldan geçenlere
Bilmezden gelir gibi aklımdaki her ayrıntını.
Bilir misin benim terazimi sen?
Benzemez pazarda gördüklerine.
Diğer kefeye gidip Jüpiter'i yüklesen
Hafif kalır dudaklarının yanında.
Bilir misin benim nefesimi sen?
Havada ne zaman sen olsan
Razı olmam onu vermeye dışarı,
Ciğerlerim patlayana kadar çekmek isterim içime.
Sen silmiyor gibisin endişeyi.
Morartan sen misin menekşeyi?
Sen bilmiyor gibisin hiçbir şeyi.
Parçalayan sen misin menteşeyi?
İyi, hoş, konuşuyorsun kırıp döküp
Verip veriştirip, sayıp saydırıp
Bir de şunu söyle:
Hangisini bitireceksin:
Umutlarım yahut umutlarımdaki kayıp?
Beklerim ben hep seni lakin
Ölmemi de bekleme, ayıp!
- Tesla TİGER
©teslatiger
T