DUYGULARIN KATİLİ KİM ?
Ve seni tanıdım birgün, sinsi gecelerin sessizliğinde bile tiz bir çığlık gibi bu mısralar çınladı sanki kulaklarımda.
Beni sorma ne kadar inkar etsem de aşkı, duygularım çoktan abayı yakmıştı sana, Ne anlatsam sana gözlerindeki masumiyeti o çocuksu sevincimi ?
Ses tonundaki huzuru her bir tınısına nasıl aşık olduğumu mu ?
Kokunu her içime çektiğimde bütün hücrelerimin nasıl can bulduğunu mu ?
Yoksa tenine her dokunduğumda cehennem gibi kavrulduğumu mu ?
Bunlardan hangisinden haberin var ki kadın ?
Ne ayaklarım gelebildi sana nede bir adım geri gidebildi.
Ne sen bana gelebildin
Ama gelemeden gidebilmenin hesaplarını yapabildin.
İnsan vücudu basittir her bölgenin her dokunun her kemiğin bile bir adı bir hikayesi bir vasfı vardır, küçük bir anatomi anektodundan sonra asıl konuya dönelim
Seni tanıdıktan sonra vücudumdaki her nokta, her doku, her hücre, tek bir vücud gibi tek bir adı vardı, SEN.
seni tanımak normal bir durum lakin, bedeli çok ağırdı.
Gelmek için attığın tek bir adım bile ben ahalisinde NEVRUZ gibi kutlandı o ilk gün bayram ilan edildi, adına şenlikler düzenlendi.
Beni ardında bırakışın mı ? İşte o ?
Baharın katili güz gibiydi.
Ürpertici ve soğuk.
Bahardaki renk cümbüşleri yerini tek bir renge terk etmişti çoktan
Sonun başlangıcı BEYAZ.
Baharın cıvıltısı yerini derin bir uğultulu sessizliğe bırakıp kayboldu.
Burda anlatılan bilimsel, fiziksel, doğa olayları her biri bir adamın ğöğüs kafesinin solunda oldu.
Mahlası Lisan-ı Kalem
©aşkadaiir
A