Zaman bizlere nakliye edilen sınırlardır.
Bir kum saatini beklemiş olmalı süresi biter.
Ama bir yaşamın adiye pahalıya gelmesidir.
Ucuzdur eskiden insanlar yaşamış olmalılar.
Monoton sonlar pozitif çağa denk gelmişler.
Hep sormuşlar umutlar gerçekmidir doğruya.
Ümit vermişmidir sonsuzadek bekleme alana.
Aşkmıdır seveni kör bırakan bu hiss yaşamışı.
Ayrılık olsa hicranda yaralar kabuk bağlarmıydı?.
Yoksa seven gönüllermi bir kıvılcımdan ateş verir kül olurdu?.
Sevmek hissiyle boğlulduk su verenimiz mi oldu be.
Oysa ki kadermiydi, bizleri baş-başa seyahete yollayan sonrasında tek bırakmışlığı limanlarda koyan.
Fakat hissler ölmüştür, kendi kafasına müsait edenlerin yaşamıdır pek bu rahatsız olmamışlıktan.
Kendilerinin öz aleminde havaları vardır yüzlerde yansıyan, güneş doğarken bulutlar kapmış, karfırtınaları gökkuşağı boyamış.
Yeteneksizliyin bu takvimde becermesi zor meslek yapmışlıkları.
Muhtemelen bu karanlığa bir el tutacak güçler olmuş durumdalar, belki yeniden.
El katıp çıkarması varken arkana yastılanmazsın.
Enerji yüksekliyini atamayanlar deşarj olmaları durumundalar.
Zayıflıklarından ödün çalınmaz ödüle laik görülürken toplumsal kuvvetler saflıklarından kullanır ihtiyacına katan bir zamanlar.
Şu ki, güçlü bireylerin katkısında bulunduğu evrende küçüklerinde bilmesi gerekenler vardır.
İnsanların tuzağa düşürülmesi besin zincirini doğrultsa keşke bir birini yemesi laik bilmemeksizliyin kabullenmişliği fonunda geri atılacak adım varmıdır diye sorsalar.
Geçmişi yoksa geleceğini tamir edilmesi zor, geleceğinden ödün vermesi geçmişindeki laik olduklarının doğrulanmamış hesabıdır.
Bizleri baş başa hisslerimizi toparlayıp kendimize vakit ayıracak süre sınırları çizmeksizin.
Çünkü bir başkalarının memnun etmen gerektiğini kendine bir yorgunluk taşını atmadığın anlamına gelebilir.
İyi olmak kaderindeyse bağlanma kötü hisslerine seni var eden zaten nazikliyin ola bilir sessizliğin dışındaysa duyguların cemiyete açık bir hikayeliğin dışı.
Kötüyü sevmeyenin dışlanmasıdır sonuçlar.
İyiliğini bir zamanlar pis birisine sunulmuşlarıdır. Neyse ki bilemeden doğru insanları vurmuşlar eskiden onlar.
Kullanılmış argo ifadeler birilerine huzurken.
Kimisine ise baş eğilmişliği tarzı alı-koymaktadır.
Edeb olsada vicdan kabullenmeyi seçmişti çoktan.Varken sunucudan öğretilen sunulanlar kimden öğrensinler bu kavramı.
"Laloc'hezhia,, fobisi rahatsızlık etmiş dilleri, başlara bela olanlara. Kurtulamıyorlar onlar bu hastalıktan.
Düşkünseler içmeye yak bir sigaradan işe düşer kendilerinde ahmaklık suratı taşıyan.
Burunları uzamaz yalancıların kalbindeki pislikler ortaya çıkarı verir hep gözlerinden.
Uğraşmaksızın hürmeti yerle giden birer iblislerden yaratan bizlere hangi cehenneme ait olmağımızın canlı kanıtıdır.
©dolunaysız
B