A

Ebabillerin Ayaklarından Bırak Ki Beni...

Sen beni al da
Gökyüzünde uyuyan ebabillerin yer görmeyen ayaklarından
Ne varsa seni içimden ayıracak,hep onların üstüne bırak.
Uçakları ve ebabilleri seviyor olabilirim
Gökyüzünü de, kardan çok yağmuru ve illa ki karanlığı.
Ama sen beni daha yeri öpmeden parçalanacak bedenlerin üstüne düşen,içinde ölüm melekleri taşıyan bombalar gibi değil
Sen beni toprağın koynundan ölmüş bir filizi yeniden bitirecek,
Sonra bebeklerin bitmeyecek açlıklarını bir anda dindirecek bir yağmur gibi,
Beni öz ikametimden bilmediğim diyarlara, al ve bırak.
Benim ruhum senin gönlünden yere böyle çakılmazsa eğer
Renksiz, bulutlara uzaşan bir mantarın rüzgarı olur da
Ayırt etmeksizin herşeyi;
Zamanı, ve zamanla değişen cüzzamlı mekanların eskiye nazaran daha çirkin ruhlarını,
Herşeyi yani kendini imha eden, kuşak altında, göz alıcı fakat herkesin de gözünün alamadığı tüm yazgıları bir anda, hiç yazılmamış farzeder.
Endişe etme!
Çünkü endişe,salıncakta sallanan dünyanın
Ve onda doğanların sonradan gelenlere öğrettiği,
Yüzü bıçak yarasından daha kolay tanınan bir hayatın,
Ona tutunma eyleminin apaçık ağırlığıdır çöken dizlerimize.
İpliği ucundan tutulup çekilince,
O hassas dengeyi bozmadan, nasıl da daha çok yük almaya çoktan hazır bir kuytuluğa yüreğini sunarsın da hani,
O taze ve mevsiminde bir dert olur sana.
Ve güneş gibi...
Hayır! Bu,
Bir yağmur habercisiydi ondan önce aslında.
Çocukların,maske takabildiği biraz bulut ormanı olur gökyüzü, tanırsın,
Hani yine sırtını en çok da tanıdığın için güvenilir bir duvara yaslayınca soluklanır ve dinlenirsin de
Bir zelzele ninni söyler ya,
Ya da cesaretin varsa eğer büyümeye,
Anladığın bir lisanla kanlı bir çıban gibi çıkıverir de yerküreyle denizlerin tenine içinden ölümün kara yüzü,
Aşağıdan;derinliğine ulaşılamaz bir aşağıdan,
Harflerin biri eksildimi hani rengi solar ya masalın
Hepi topu budur işte dipten anlatacaklarım.
Sen iyisimi
Bırak beni ebabillerin yer bilmez,kendi gövdesini yüklenemez ayaklarından.
Anla ki bunlardı anlatamadıklarımdan anlattıklarım.
Ben bundan böyle sana biraz yağmur getiren bulut
Ama en çok da sen olayım.