Papatya kokusu sarmış gülüşünü
Bunca menekşe kokan aşklar varken
Buğulu camlarda izlerken düşüşümü
Biliyorum vuracaklar beni en derinden
Sessiz çığlıklar atıyorum boş tablolara
Gülüşün geliyor aklıma en karanlık anda
Tahta sandalyede birkaç karalı kağıt
Son şiirimi yazıyorum hatıralara
Sanırım dolunay çıkacak birazdan
Sensizliğin son senfonisi çalacak
Ve en uzun cümlesini söyleyecek kış
Kırlangıç olup gidecek baharlar
Dizleri yaralı bir çocuk görüyorum
Saçıyor bilyelerini umut toprağına
Gaflet içindeki ben ise
Bitmek bilmeyen matemin son deminde.
S