Dili geçmiş zaman dan geliyorum.
boy boy sarp geçitlerin , dar
tümseklerinde dağları nda
kaybolduğu ağaçların ulaşacağı
yer varken oksijensiz kalırdı
yağmur arardı damlalarda
kavuşamadığı sevgilidedir gözü
kaldırım köşelerindeki diz çöküşlerinedir
sitemim bir hayli acıklı damlaları akan
yağmurun birlikte bereketi sunar bulutları
toprağa kadar ulaşırdı zerafeti
Gökyüzünden yer yüzünun
cephesel melodisidir al al dökülür ken.
Bir hayli zaman oldu görüşmeyeli
Şiire şiir ile karşılık vermediğim
Beni bul diye beklerim her adım da
kurduğum bağları iplerin de kör
düğümleri sökülür mü? tutma sa da
bağların hiçbiri geçmişle kavgam da
bitmiyor hiç.
Sürekli çalar saatimin pili duracak pimi
bir gün uyandırmayacak susacak
o gün. Aklımdan çıkmayan duygularla
düşlerimi boyarım rengarenk olurdu
sabahım mis gibi enerjik pırıl pırıl parlar
valizimde ne varsa gidecek gibi
şu kapıdan çıkacak atlayacak ya da
köprüden aşağı ya bakar ip sarkıtırdı.
Yarısı kağıt yarısı kalemin mürekkebi
ısıtırdı mart 'ta soğuktan üşürken
vardı sobadaki kömür ateşinin alevi
yanardı.her şey den biraz eksiğim herşey fazla
bazen ölüm bile sıcak sanki tekrar tekrar
değisiyorum.
Şimdi buna değineceğim.
öğrendiklerime minnettarım öğreneceğim
çok şey varken kağıttan kim ayırabilir ki.
kalemi soğuk tan donsa da ; yazıyor yine
üşüse battaniye arar bir tatlı söz le yetinecek
kadar saf kalplidir o
birbirinden ayrı sayfalara sorduğun da
cevap veremediğin senin de
olurdu mutlaka
kelimelerin de sözcüklerinde
saklanacağın dizelere gömülürsun işte hepsi bu kadarlik ömür karar senin.
©ebrulimsi5
©ebrulimsi5
E