Eskiden kalemim akardı nehir gibi,
Yazardım şiirler, öyküler dillerde dilden dile.
Kelimeler dans ederdi kelebekler gibi sayfalarda,
Hayaller uçuşurdu her bir satırda gönül yülyada.
Edebiyat sevgisiydi benim tutkum,
Dünyalara açılan bir pencerem, bir kudretim.
Kelimelerle örerdim hayallerimi,
Paylaşırdım duygularımı her bir kelimemde.
Fakat zamanla bir değişim oldu bende,
Kalemim sustu, kelimeler kayboldu serde.
Edebiyatın yerini aldı başka bir dil,
Karanlık ve kasvetli bir dil öyle oldu bu yıl
Artık neşe yok, ne de umut şiirlerimde,
Yerini aldı korku ve endişe her bir hecede.
Hayallerim soldu, umutlarım söndü,
Karanlığa büründü kalbim, ruhum yandı.
Eskiden ne güzeldi edebiyatın dünyası,
Renkliydi, neşeliydi, doluydu masumiyetle.
Kelimeler çiçek açardı her bir satırda,
Sevgi ve barış fısıldardı her bir hecede.
Nereye gitti o güzel günler, o masum dil?
Yerini neden aldı bu karanlık ve kasvetli til?
Keşke geri dönebilsem o eski günlere,
Edebiyatın saf ve temiz sularına daldığım o zamana.
Fakat biliyorum ki bu mümkün değil,
Zaman geri dönmez, değişim kaçınılmaz bir gerçek.
Yine de umudumu kaybetmiyorum ben,
Belki bir gün yeniden açar kalbimdeki çiçek.
Belki bir gün yeniden yazarım şiirler,
Edebiyatın o güzel dilini yeniden konuşurum.
Korku ve endişeleri geride bırakıp,
Sevgi ve barışın kapılarını açarım.
O gün geldiğinde, dünya değişecek,
Karanlık aydınlığa dönüşecek.
Edebiyatın gücüyle,
Dünya daha güzel bir yer olacak.
©hasanbey.
H