S

Efkar

güz ışıklarında
saatler takvimler geçerken
yüreğime gömülü gözlerin
iksir gibi yayılır hücrelerime
gam keder heybemde
dört mevsim yürüyorum
özlemin ıssız imparatorluğuna
ufku görünmez efkar kırları
saçlarına bürünür mehtap
ve gece ölüm gibi suskun
karanlık kuyularda
kor yanarak yaşamaktır
mavi gözlerine hasret boğulmak
efkar kuşanmışım ve sessizce
zifiri soğuk geceme kafa tutan
gözlerinin mavisine tutunuyorum…
Suskun//