Ey bilinmez mevsimlerin yaşandığı ülke.
Ey düşüme işlenen ince ince
Dantel misali mefkure.
Batıyor canım kemiklerine.
Düşüyor avuçlarıma göz çukurları
Yıkıyor duvarları
Görünmez hapishaneler örüyor
Ve atıyor yerlerden tiksinen bedenimi
Güzelliğin!
Her saniye...
Mümkün mü böyle oluşlar.
Zıtlıkların iplerini ellerine alıp
Kutuplara lavlar akıtmak
Veya dondurması içimi başka dünyaların ateşleri
İhtimal içinde mi?
Şimdi ben
Dolaşsam yöreleri çevresini
Bulsam çatı aralarına sıkışmış
Yatırılmış yerlere
Yunruklanmış her gece
Ümitleri
Söyle Gövdem bu elbiseyi kabul eder mi?
Ey var olmayan mevsimlerin yaşandığı
Kelimelerin manasızlaştığı
Sırt kamburlarında yavrularını taşıyan
Ve aşılayan idrakimin ağaçlarına
Zerafete küskün ülke.
Nasıl korkulur güzel kokulardan?
Nasıl iter birbirine girmiş günler?
Nasıl dışlar dişlerin içimi?
Şimdi söyle, söyle damarlarımı patlatır gibi
Eksiklik ben de mi?
©baranaslan
B