Tenimde vizyonu belirsiz endişeler geziniyor
Ulu orta geziniyorum kimliksiz bir yargıçla
Yargıç
Kulağımda bir nefesin tizini saklıyor
Ben Yargıcın nasırlı elleri ile
Masamın üstünde piyano çalıyorum
Kimse bilmiyor ne çaldığımızı
Ben bilmiyorum mesela yargıç neden gitti?
Toprağımda bırakıp
- mezar taşını -
Yargıcın nasırlı elleri vardı
Saçlarını kıran güneş bezirgânları
Kollarını acıtan demir kılıçları
Yargıcın nasırlı elleri vardı
Sizin hiç görmediğiniz surlara çıkan atları
Bir gün
Bir vakit
Yargıcın ellerinde ölü karıncalar birikti
Yargıç eğildi
Onları tuzlu denizlere bıraktı
Denize iki çift kelâm arz etti:
- Benim ellerim nasırlıdır
Onlara toprak olamam ben.
Senin suların yumuşaktır
Onların gövdesine okyanus olursun sen -
Yargıç kırgındı
Ellerinde ki yoksulluğu denizin foklarına yem etti
Yargıcın elleri yanıktı
Yüzü yanıktı
Kolları yanıktı
Yargıcın saçlarına karışan tozlardı
Üstünü başını yırtan
Ayakkabılarına su aldıran
Ellerinde olan nasırlardı
Yargıcın elleri nasırlıydı
Yargıç intihara meyilli ışıkta dans eden kelebekti
- yargıç o ışıkta can verdi –
©zeynepc
Z