H

En Güzel'e !

Yakınında ırağım, ırağından can bizar,
Ne ki sen kadar hasret, ey başımın tacı yar.
Bağdat'ı bilmem lakin, huzur senin adındır,
Elem dolu cihanda, tat var senin tadındır.
Ne bir ağıt bilirim, ne bir türkü müessir,
Sensin bütün hücreme, en iyi gelen iksir.
Buğulu gözlerinde, ısındığım az mıdır,
Sensiz temmuz gecesi, üşütüyor, yaz mıdır.
Ellerin dokununca, kundaktaki bebeğim,
Enseme tokat atsan, gıdıklanır göbeğim.
Şefkatine muhtacım, kırkımı devirsem de,
İlla oğul olmak var, babalığa ersem de.
Ey benim güzel ANAM, seni nasıl sevmeli,
Sevginden mahrum günde, dizi nasıl dövmeli.
Şu alemi var eden, "öf" demeyin buyurmuş,
Nasıl medhedem seni, seni Mevla kayırmış.
Saadet-i dareynim, en büyük aşkım benim,
Şu hilkat ovasında, zer-ü sim köşküm benim.
Şu başıma taç etsem, ayak turabın olsam,
Yine layığın değil, bir ömür kölen kalsam.
Ana bağrı dergahtır, nazarından şifa bul,
Nefesinden ney üfler, azarından sefa bul.
Yaş kemale varsa da, oğul yine oğuldur,
Büyüdüm deme sakın, süt ağzında boğul dur.
Hasan Yusuf ne desin, analar hep var olsun,
Her bir evlat kalbine, böyle muhabbet dolsun.
Ne çaresiz kalsınlar, ne bir kemlik görsünler,
Yeri göğü durdukça, analar hep gülsünler.
©hasanyusuf