Alsancak meydanında düşkün bir torbacının sesiyim
Bu semttir ütopya ve içinde yetimler gezer
Kuşlar göçlerden kalanlardan bir sürü
Sesleri gezer sokaklar boyu
Kimi çığlıklar düşürür çığ dağlarından
Bembeyaz kötülük, dökülür yanaklarından
En çok merhamet yakışır önlüğünde
İpi sökük büyükçe bir düğme
Sevgili ellerinde sallanır durur
En çok sana sallanır şu utangaç
Ne fayda iliksiz şimdi o bir hiç
Ama en çok sana iliklenenler
Yakışır durur şu sessiz utangaç
Sokaklarda siren sesleri bir hışım ve korkak
Geçip gidenler önümüzden elvedacı siperlere
Bedenleri soluk soluk benzi beti atık çocuk
Evinden korkarak çıkmış ve ev korkak
Anahtarları çiçeklikte saklı toprak altında
Ve saksı çıplak boş durmuyor ölü yatağı
Kasten adam güldürmekten muzdarip tutuklu
Siyah beyaz bir göğün altında ateş kırmızı
Cümbüş var cümbüş doyurun kaypakları
Ağlamaklı bir türküde Mihriban tutuklu
Bağlama üşüyor ve tellerin sesi soğuk
Yavaştan dökülüyor erguvan yaprakları
©mr.lovu
©agitkryl
A