H

Eşek Pazarında Ahmak Bir Adam

Bir zamanlar, Nasreddin Hoca'nın yaşadığı kasabada her hafta sonu bir eşek pazarı kurulurdu. Hoca da bu pazara gitmeyi sever, hem eğlenir hem de alışveriş yapardı. Bir gün pazara gittiğinde, yaşlı ve zayıf bir eşek gördü. Eşek öylesine bitkin görünüyordu ki, sanki bir adım daha atacak gücü kalmamıştı.
Eşşek satıcısı, Hoca'yı görünce hemen yanına geldi ve coşkulu bir sesle konuşmaya başladı: "Hocam, bu eşek en iyisidir! Hem güçlüdür hem de çalışkandır. Hiç yorulmaz!" Hoca, eşeğe baktı ve satıcının sözlerine inanmadı. Eşeğin bitkin halini açıkça görebiliyordu. Gülümseyerek satıcıya sordu: "Eğer bu eşek en iyisiyse, neden bu kadar zayıf görünüyor?"
Satıcı, kurnaz bir bakışla Hoca'ya cevap verdi: "Ah Hocam, bu eşek çok akıllıdır. Kendini saklıyor. Eğer gücünü herkese gösterirse, kimse onu satın almak istemez. Bu yüzden biraz zayıf taklidi yapıyor." Hoca, satıcının sözlerine güldü ve aklından "Bu adam beni ***** mı sanıyor?" diye geçirdi.
Hoca, satıcıya bir ders vermek istedi. Eşeğe yaklaştı ve yüksek sesle "Hey eşek! Bana biraz güç göster!" diye bağırdı. Eşek, sanki Hoca'nın sözlerini anlamış gibi aniden canlandı. Kulaklarını dikti, kuyruğunu salladı ve yüksek sesle kişnedi. Satıcı şaşkınlıkla Hoca'ya baktı ve "Gördünüz mü Hocam? Demedim mi size en iyisi olduğunu?" diye haykırdı.
Hoca, satıcıya alaycı bir şekilde baktı ve "Evet, gördüm. Eşek gerçekten de çok akıllıymış. Senin gibi bir sahtekârı bile kandırabiliyor." dedi. Sonra eşeğe dönerek "Hadi bakalım eşek, şimdi de bana zayıf olduğunu göster!" diye emretti. Eşek, sanki Hoca'nın sözlerini tekrar anlamış gibi bir anda yine bitkin ve zayıf bir görünüme büründü.
Satıcı öfkeyle Hoca'ya bağırdı: "Ne yapıyorsunuz Hocam? Eşeği niye korkutuyorsunuz?" Hoca sakin bir şekilde satıcıya cevap verdi: "Ben onu korkutmuyorum. Sadece akıllılığını test ediyorum. Eğer gerçekten akıllı olsaydı, senin gibi bir yalancıyı kandırmaya çalışmazdı."
Hoca'nın sözleri etraftakileri güldürdü. Satıcı, utanç içinde eşek pazarını terk etti. Hoca ise aklıyla ve zekasıyla bir kez daha kasabalılara ders vermiş oldu.
Not:
Bu hikâye bize, her şeye körü körüne inanmamamız gerektiğini ve her zaman aklımızı kullanmamız gerektiğini öğretiyor. Ayrıca, dürüst ve ahlaklı olmanın önemini de vurguluyor.
©hasanbey.