M

Eski

Doğan günün ışıkları yine taciz ediyor gözlerimi.
Maun masamın üstünde akşamdan kalan yarım kadeh şarap.
Duvarlar yine haykırışlarıma kalkan olmuş gecenin karanlığında.
Sahte kahkahalarım duyulmuş yoksun bir nebze mutluluktan.
Kederli değilim ancak yok içimde bir parça umut kırıntısı.
Flamingo bacakları kadar kırılgan çocuğun kalbi kalmış içimde hala.
Tek parmağın gücüne bağlı kaderim yorulmuşum bir de yolunmuş.
Durgun denizin dalgalarında bir dilek arar gibiyim amansız belki biraz arsızca.
O kırılgan kalbi canlı tutmaya çalışıyorum hala üstümde günün çöküntüsü.
Ama çoktan patlamış kılcal damarları kalbimin göğsümde koca bir iz ölüm kırmızısı soluk belki mora çalan.
Elimde bir dirhem hasret kokusu kalmış o ayrılık baharının ertesi.
Yaşlı göz pınarlarım kurumuş tuzlu göz yaşlarımın bıraktığı izlerle.
Al masadaki şaraptan bir yudum dal hatıralara ağzımda yine o eski mayhoş tad.
Döndüm yine burnumda tezek kokusu, masum, aşık, küçük kalbin olduğu köy meydanına döndüm .
©mageenkon