Göremezdim denizlerin coşkun neşesini
dalgalara bakınca beni yutacak sanırdım
durgun sulardaki sessizlik korkuturdu
derinliğinde kaybolacağımı sanırdım
yaşamak için değil ölmemek içindi varlığım
ağaçlara, hatta dallarındaki kuşlara uzaktım
ormandaki kurumuş ağaçlardı dostlarım
kuru yapraklara basarken sabretmeyi öğrendim
yeşeren düşler geçti elime
sımsıkı sarıldım, sarıldıkça büyüdü ormanım
en sevilen rüzgarı oldum ağaçların
gezip gezip okşadım dallardaki yaprakları
kördüm artık esmeye başladım.
M.B.
S